Savaşlar petrol fiyatlarını tehdit ediyor




Tarih: 26 Temmuz 2026 Pazar 16:35


EPGİS Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Aziz Akgül, Orta Doğu’daki gerilimler, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarındaki güvenlik riskleri ile Rusya-Ukrayna savaşının küresel petrol fiyatları üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu belirtti.

 

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

 

 

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası (EPGİS) Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Aziz Akgül, küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin petrol ve akaryakıt fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek; mevcut tablonun yalnızca Hürmüz Boğazı kaynaklı olmadığını söyledi.  Akgül; Kızıldeniz, Babülmendep Boğazı, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Küresel petrol piyasalarında yaşanan fiyat hareketlerini değerlendiren Aziz Akgül, petrol fiyatlarında ani yükselişlere neden olan birçok unsurun aynı anda etkili olduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin önemli bir risk faktörü olduğunu ancak tek başına belirleyici olmadığını kaydeden Akgül, özellikle Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı çevresindeki güvenlik sorunlarına dikkat çekti. Akgül, “Şu andaki uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının ani yükselmesine sebep olan sadece Hürmüz Boğazı değil. Bunun yanında Aden Körfezi’ndeki Husilerin oluşturduğu tehditler de önemli bir etken. Babülmendep Boğazı’nda bazı gemilerin saldırıya uğraması, bölgenin güvenli bir geçiş noktası olmaktan uzaklaşmasına neden oldu. Bu nedenle bazı uluslararası şirketler Kızıldeniz güzergâhını kullanmak yerine Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yöneliyor. Bu durum da petrol fiyatlarının yükselmesine neden oluyor.” dedi.

 

RUSYA’DAKİ GELİŞMELER ENERJİ PİYASALARINI ETKİLİYOR

Petrol piyasasında henüz tam anlamıyla bir kriz yaşandığını söylemenin erken olduğunu ifade eden Akgül, ancak küresel arz zincirinde önemli risklerin bulunduğunu dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırıların da akaryakıt piyasalarında etkili olduğunu belirten Akgül, Rusya’da zaman zaman akaryakıt arzına ilişkin sıkıntılar yaşandığını söyledi. Akgül, “Rusya’daki rafinerilere yönelik saldırılar nedeniyle ülkede akaryakıt konusunda bazı sorunlar görülüyor. Avrupa Birliği ülkelerinin enerji tedarikinde Rusya’nın önemli bir payı bulunuyordu. Bu nedenle piyasalarda arz endişesi oluştu ve Brent petrol fiyatları yüksek seviyelerde işlem görmeye başladı” ifadelerini kullandı.

 

ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİM BÖLGESEL SAVAŞA DÖNÜŞEBİLİR

ABD ile İran arasındaki gerilimin enerji piyasaları açısından önemli bir risk taşıdığını vurgulayan Akgül, çatışmaların bölgesel bir boyuta ulaşmasının petrol fiyatlarını daha fazla etkileyebileceğini söyledi.

İran’ın bölgedeki gelişmelere yönelik hamlelerinin geniş çaplı bir çatışma ihtimalini artırdığını savunan Akgül, Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye ve Erbil bölgeleri ile Körfez ülkelerindeki askeri noktaların hedef alınmasının gerilimi artırdığını belirtti. Akgül, “ABD’nin başta Körfez ülkeleri olmak üzere Orta Doğu’nun birçok noktasında askeri üsleri bulunuyor. Bu nedenle yaşanan saldırılar ve karşılıklı hamleler bölgesel bir yayılma riski oluşturuyor. Buna Ukrayna-Rusya savaşı da eklendiğinde dünya önemli bir enerji ve güvenlik kriziyle karşı karşıya kalıyor” diye konuştu.

 

HÜRMÜZ VE KIZILDENİZ’DEKİ RİSK FİYATLARI ARTIRABİLİR

Enerji piyasalarında en büyük endişelerden birinin kritik deniz geçiş yollarındaki güvenlik sorunu olduğunu belirten Akgül, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ya da Kızıldeniz hattındaki sorunların devam etmesi halinde fiyatların daha da yükselebileceği uyarısında bulundu. Akgül, “Bu savaşların daha uzun süre devam etmesi, Aden Körfezi ve Kızıldeniz hattındaki sorunların büyümesi, Hürmüz Boğazı’nın güvenli şekilde açılamaması ciddi bir krize neden olabilir. Böyle bir durumda bunun doğrudan enerji fiyatlarına yansıması kaçınılmazdır.” dedi.

 

TÜRKİYE KÜRESEL FİYAT HAREKETLERİNDEN ETKİLENEBİLİR

Türkiye’nin farklı ülkelerden akaryakıt tedariki gerçekleştirdiğini ve bu nedenle küresel arz krizlerinden hemen etkilenmeyebileceğini belirten Akgül, ancak uluslararası piyasalardaki fiyat artışlarının Türkiye’de de pompa fiyatlarına yansıyabileceğini söyledi. Akgül, “Türkiye farklı kaynaklardan akaryakıt temini yaptığı için kısa vadede doğrudan büyük bir etkilenme yaşamayabilir. Ancak dünya borsalarında motorin ve benzin fiyatlarının yükselmesi halinde bu artış zaman içerisinde ülkemizde de istasyon fiyatlarına ve pompaya yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.

 

ENERJİDE ÇÖZÜM: YENİLENEBİLİR KAYNAKLARA YÖNELMEK

 

Petrol ve doğal gaz bağımlılığının azaltılması için ülkelerin yenilenebilir enerji yatırımlarını artırması gerektiğini belirten Akgül, küresel enerji politikalarının artık fosil yakıtlardan uzaklaşma yönünde ilerlediğini söyledi. Dünya genelinde alternatif enerji kaynaklarının kullanım oranının hızla arttığını ifade eden Akgül, enerji güvenliği açısından yenilenebilir kaynakların önemine dikkat çekti.

Akgül, “Bu krizlerden uzak durmanın en önemli yollarından biri fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltmak ve alternatif enerji kaynaklarına yönelmektir. Dünyada bu yönde ciddi bir dönüşüm yaşanıyor. Yenilenebilir enerjinin toplam enerji içerisindeki payı her geçen yıl artıyor” diye konuştu.

 

AVRUPA ÜLKELERİ YENİLENEBİLİR ENERJİDE HIZ KAZANDI

Avrupa Birliği ülkelerinin enerji dönüşümünde önemli adımlar attığını belirten Akgül, özellikle Almanya ve Fransa örneklerine dikkat çekti. Almanya’nın yenilenebilir enerji kullanımında önemli bir seviyeye ulaştığını belirten Akgül, ülkenin fosil yakıtlardan uzaklaşma politikasını sürdürdüğünü ifade etti. Fransa’nın ise enerji politikasında nükleer enerjiyi önemli bir unsur olarak kullandığını ifade eden Akgül, “Almanya yenilenebilir enerji konusunda önemli bir noktaya geldi ve fosil yakıtlardan çıkış hedefini sürdürüyor. Fransa ise nükleer enerjiye ağırlık vererek enerji bağımsızlığını artırmaya çalışıyor. Her iki ülkenin de temel hedefi dışa bağımlılığı azaltmak” şeklinde konuştu.

 

TÜRKİYE’DE YENİLENEBİLİR ENERJİ YATIRIMLARI ARTIYOR

Türkiye’nin de enerji dönüşüm sürecinde ilerlediğini belirten Akgül, güneş ve rüzgâr enerjisinin elektrik üretimindeki payının arttığını söyledi. Türkiye’nin elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 22’sinin güneş ve rüzgâr enerjisinden sağlandığını belirten Akgül, özellikle enerji depolama sistemlerinin geliştirilmesinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Akgül, “Türkiye’de yenilenebilir enerji altyapısı ve enerji depolama sistemleri konusunda çalışmalar yoğunlaştı. Bu alanda başarılı sonuçlar alınması halinde Türkiye yenilenebilir enerjiye daha hızlı şekilde dönüşebilir. Enerji politikalarında bu dönüşüm zaten devam ediyor” ifadelerini kullandı.

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA