MERVE KANKAN
Mersin Uluslararası Limanı (MİP) önünde bir araya gelen TÜMTİS üyesi liman işçileri, direnişin 209. gününde kitlesel bir eylem gerçekleştirdi.
Mersin Uluslararası Limanı (MİP) A.Ş. nizamiyesi önünde toplanan Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) yöneticileri, direnişteki liman işçileri ve aileleri, mücadelelerinin 209. gününde basın açıklaması yaptı. DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, birçok sendika ve kitle örgütlerinin de destek verdiği eylemde; TÜMTİS Genel Başkanı Kemal Öztürk ve Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, hileli taşeron uygulamasına son verilerek işten çıkarılan 180'i aşkın işçinin kadrolu olarak işe iade edilmesini istedi.
ÖZTÜRK: ANAYASAL HAKKINI KULLANAN İŞÇİLER CEZALANDIRILIYOR
MİP önünde konuşan TÜMTİS Genel Başkanı Kemal Öztürk, sendikalaşma sürecinde yaşanan hukuksuzluklara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Anayasal hakkını kullanarak sendikamıza üye olan işçilerimiz için yasal süreçleri tamamladık, yetkimizi aldık ve toplu sözleşme müzakerelerine başladık. Ancak ana firma, sırf taşerondaki işçiler sendikalı olmasın diye taşeron sözleşmesini feshederek işçileri çıkardı. 209 gündür arkadaşlarımız burada işi, ekmeği ve onuru için direniyor. Sendikalaşmak anayasal bir haktır; bu insanlar sadece anayasal haklarını kullandıkları için bu mağduriyeti yaşıyor."
"ASIL İŞ TAŞERONA DEVREDİLEMEZ, DAĞ BAŞI KANUNLARI UYGULANIYOR"
Liman içerisindeki ağır ve güvencesiz çalışma koşullarını eleştiren Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu liman geçmişte özelleştirilerek sendikasızlaştırıldı. 2013'te yine sendikamızın öncülüğündeki direnişle sendikalı hale getirildi. Ancak bugün limanın neredeyse yarısı taşeron şirketlerde, 60-70 derece sıcağın altında, asgari ücretle ve ölümcül koşullarda çalıştırılıyor. Limanın asıl işi olan elleçleme hizmeti taşerona devredilemez, bu kanuna aykırıdır. MİP pervasızca davranarak yüzlerce işçiyi fazla mesai ücreti dahi ödemeden çalıştırıyor. 'Konteyner başına prim ödüyorum' diyerek o primi de kıdem tazminatı olarak bankaya yatırıyorlar; işçinin tazminatını gasp ediyorlar. Ne yasa var ne İş Kanunu var. Tamamen dağ başı kanunları uygulanıyor."
"MİP YÖNETİMİYLE YAPILAN GÖRÜŞMEDEN ÇÖZÜM ÇIKMADI"
MİP yönetimiyle gerçekleşen toplantının detaylarını aktaran Kemal Öztürk, uzlaşmacı tavırlarına rağmen sonuç alamadıklarını belirterek; “MİP Genel Müdürünün de katıldığı bir görüşme yaptık. İlla bizimle sözleşme imzalayın demedik; içeride örgütlü olan Liman-İş Sendikası'nı işaret ettik. Yıllardır bu limana emek veren insanlar işe geri alınsın, kadrolu olsun, Liman-İş'e üye olsunlar dedik. Ancak MİP yönetiminin reva gördüğü şey, işçilerin LDH adındaki daha kötü koşullara sahip başka bir taşerona geçmesi oldu. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Bütün iyi niyetli girişimlerimize rağmen dün yapılan toplantıdan bir çözüm çıkmamıştır" ifadelerini kullandı.
"MİP KENDİNİ YASALARIN ÜZERİNDE GÖREMEZ"
Bakanlıklara ve kamu otoritelerine denetim çağrısında bulunan Öztürk, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Ulaştırma Bakanlığı'na, Çalışma Bakanlığı'na ve kamu otoritelerine çağrıda bulunuyoruz: Günde 13-14 saat mesaisiz işçi çalıştırmak, kıdem tazminatını gasp etmek hangi yasaya uygundur? Niye bu liman denetlenmiyor? Hiçbir uluslararası şirket kendini Türkiye'deki yasaların üzerinde göremez. Arkadaşlarımız derhal kadrolu olarak işbaşı yaptırılmalı, sendikal haklara saygı gösterilmelidir. Dayanışmaya gelen milletvekilimize, sendika başkanlarımıza ve kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Bu mücadeleyi başarıya ulaştırana kadar takipçisi olacağız."
GÜRKAN: 209 GÜNDÜR MÜCADELE EDEN İŞÇİLERİN SESİNE KULAK VERİN
TÜMTİS Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, limandaki direnişin gerekçelerini şöyle ifade etti: "Mersin Limanı’nda 209 gündür işi, ekmeği ve geleceği için direnen liman işçileri ve aileleriyle birlikte haykırıyoruz: Bu hukuksuzluğa son verin, atılan işçiler geri alınsın ve sendika hakkımız tanınsın. MİP ve taşeron Özgüneş işverenleri, ihalenin sona erdiğini gerekçe göstererek 180’i aşkın işçiyi işten çıkarmıştır. İşverenin asıl amacı sendikasızlaştırmak ve kölelik düzeni olan taşeron sistemini devam ettirmektir."
"ÇALIŞMA BAKANLIĞI RAPORU HİLELİ SÖZLEŞMEYİ BELGELEDİ"
İşverenin sendika düşmanlığının resmi raporlarla kanıtlandığını belirten Gürkan, şunları kaydetti: "Çalışma Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 23.03.2026 tarihli raporda; MİP’in sendikal örgütlenmeyi tasfiye amacıyla hareket ettiği, Özgüneş Taşımacılık ile olan sözleşmesini bu nedenle uzatmadığı tespit edilmiş ve MİP’e idari para cezası uygulanmıştır. Raporda ayrıca MİP'in sendika üyesi olmayan işçileri başka taşeronlara aktardığı, üyelikten istifa etmeyenleri ise işten çıkardığı belirlenmiştir. MİP’in, LDH Liman Deniz Hizmetleri Ltd. Şti. üzerinden hileli alt işverenlik ilişkisi sürdürdüğü belgelenmiştir." Gürkan, açıklamasını şu taleplerle sonlandırdı: "İş Kanunu’na göre asıl iş alt işverene devredilemez. Mersin Limanı’nın elleçleme bölümü asıl işin bir parçasıdır. Dolayısıyla üyelerimizin kadrolu olarak çalıştırılması gerekmektedir. MİP bugüne kadar suç işleyerek üyelerimizi taşeronda çalıştırmıştır. Taleplerimiz nettir: Atılan işçiler işlerine kadrolu ve sendikalı olarak geri dönmeli, kayıpları iade edilmelidir. Mücadelemiz kazanımla sonuçlanana kadar omuz omuza olmaya devam edeceğiz."
|