MERVE KANKAN
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Halk Sağlığı Kolu Başkanı Dr. Nasır Nesanır, Mersin’de artan aşırı sıcaklar ve yüksek nemin toplum sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekiyor. Yüksek nem ile birleşen sıcaklığın vücudun ısı dengesini (termoregülasyon) bozduğunu belirten Dr. Nesanır; başta yaşamı tehdit eden sıcak çarpması ve ısı bitkinliği olmak üzere, kalp krizi, inme, akut böbrek hasarı ve kronik hastalıkların alevlenmesi nedeniyle acil servis başvurularında ciddi bir artış yaşandığını vurguluyor.
Yaşlılar, çocuklar, gebeler ve açık alanda çalışan (tarım, inşaat, kurye) emekçilerin yüksek risk altında olduğuna işaret eden Dr. Nesanır, 11.00 - 16.00 saatleri arasında açık alanda çalışmanın hak kaybı olmadan yasal güvenceyle durdurulmasını ve WBGT (Islak Hazne Küre Sıcaklığı) esaslı çalışma sınırlarının getirilmesini talep ediyor. Aşırı sıcakların basit bir mevsim olayı değil, doğrudan yaşam hakkını ilgilendiren bir iklim krizi sorunu olduğunu belirten Nesanır; kent genelinde serinleme merkezleri ve erken uyarı sistemlerinin acilen kurulması çağrısında bulunuyor.
Yüksek sıcaklık ve nem insan sağlığını nasıl etkiler, hangi hastalıkları tetikler?
Aşırı sıcaklık ve yüksek nem bir araya geldiğinde insan vücudunun en temel savunma mekanizması olan terleme yoluyla serinleme zorlaşır. Tıpta Islak Hazne Küre Sıcaklığı (Wet Bulb Globe Temperature-WBGT) ile değerlendirilen bu koşullarda vücut iç ısısını yeterince düşüremez ve termoregülasyon sistemi bozulmaya başlar. Kalp daha fazla çalışır, nabız yükselir, sıvı ve elektrolit kaybı artar. Bu durum başta ısı bitkinliği ve yaşamı tehdit eden sıcak çarpması olmak üzere; kalp krizi, ritim bozuklukları, inme (iskemik veya hemorajik), akut böbrek hasarı, kronik böbrek hastalıklarının kötüleşmesi, KOAH ve astım alevlenmeleri gibi ciddi sağlık sorunlarını tetikleyebilir.
Acil servis başvurularında artış var mı? En sık hangi sorunlar görülüyor?
Evet. Yaz aylarında ve özellikle sıcak hava dalgalarının yaşandığı dönemlerde acil servislere başvurular belirgin biçimde artıyor. En sık; ısı bitkinliği, sıcak çarpması, sıvı ve elektrolit kaybına bağlı şiddetli kas krampları, tansiyon düşüklüğü, bayılma (senkop), akut böbrek hasarı ve hipertansiyon, diyabet, kalp yetmezliği gibi kronik hastalıkların kötüleşmesi nedeniyle başvurular görüyoruz. Bunun yanında aşırı sıcakların yol açtığı dikkat azalması ve fiziksel tükenmeye bağlı iş kazaları ve trafik kazalarında da artış yaşanabiliyor.
En çok kimler etkileniyor? Kırılgan gruplar hangileri?
Aşırı sıcaklardan herkes etkilenir; ancak bazı gruplar çok daha yüksek risk altındadır. Biyolojik risk grupları: Yaşlılar ve çocuklar, hamileler, kalp, böbrek, diyabet ve kronik akciğer hastalığı bulunan kişiler, düzenli idrar söktürücü veya bazı tansiyon ilaçlarını kullanan hastalar. Yaşlılarda ve çocuklarda vücudun ısıyı düzenleme mekanizmaları yeterince güçlü değildir. Hamilelerde ise aşırı sıcaklar erken doğum ve bazı gebelik komplikasyonlarının riskini artırabilir. Sınıfsal ve mesleki risk grupları:
Tarım işçileri, inşaat işçileri, belediye çalışanları, motokuryeler ve açık alanda çalışan tüm emekçiler gün boyunca yoğun sıcak ve güneş altında çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu çalışanlarda sürekli sıcak maruziyeti ve susuz kalmaya bağlı ısı stresi, akut böbrek hasarı ve sıcağa bağlı kronik böbrek hastalığı (CKDu) gelişme riski artmaktadır. Ayrıca sıcak nedeniyle dikkat azalması ölümcül iş kazalarına da yol açabilmektedir.
Sıcak çarpmasının belirtileri nelerdir? İlk müdahale nasıl olmalıdır?
Sıcak çarpması tıbbi bir acildir. En önemli belirtiler; vücut sıcaklığının 40°C'nin üzerine çıkması, cildin çok sıcak olması, terlemenin belirgin biçimde azalması veya durması, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, nöbet ve bayılmadır. İlk olarak kişi serin ve gölgeli bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla giysiler gevşetilmeli, boyun, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk uygulama yapılmalı veya vücut serin suyla soğutulmalıdır. Aynı anda 112 Acil Sağlık aranmalıdır. Bilinci kapalı veya bulanık olan kişiye kesinlikle ağızdan su verilmemelidir. Ayrıca kişinin aniden buzlu suya sokulması da önerilmez.
Vatandaşlar kendilerini nasıl koruyabilir?
Susamayı beklemeden gün boyunca yeterli sıvı tüketilmelidir. Sıvı gereksinimi yaşa, yapılan işe ve sağlık durumuna göre değişebilir. Kalp veya böbrek hastalarının sıvı alımını doktor önerisine göre düzenlemesi gerekir. Zorunlu olmadıkça 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalıdır. Açık renkli, bol ve pamuklu giysiler tercih edilmelidir. Şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Ağır ve yağlı yemekler yerine hafif, sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmelidir. Klima ortamı aşırı soğutmayacak şekilde yaklaşık 22-24°C arasında kullanılmalı, dış ortamla aşırı sıcaklık farkı oluşturulmamalıdır.
“WBGT GİBİ BİLİMSEL ÖLÇÜTLERE DAYALI ÇALIŞMA SINIRLARI BELİRLENMELİDİR”
Açık alanda çalışma saatleri sınırlandırılmalı mı? Mevcut önlemler yeterli mi?
Hayır, mevcut önlemler yeterli değildir. Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında aşırı sıcaklarda çalışmayı durduracak bilimsel sıcaklık ve nem eşikleri açık biçimde tanımlanmamıştır. Özellikle Mersin gibi sıcak ve nemin birlikte yüksek olduğu kentlerde; WBGT gibi bilimsel ölçütlere dayalı çalışma sınırları belirlenmelidir. Günün en sıcak saatlerinde, özellikle 11.00-16.00 arasında, açık alanda yapılan ağır ve tehlikeli işler durdurulmalıdır. Bu uygulama sırasında işçilerin ücret ve hak kaybı yaşamayacağı yasal güvenceler sağlanmalıdır. Bu bir tercih değil, yaşam hakkının gereğidir.
İklim değişikliği Mersin halk sağlığını nasıl etkileyecek? Neler yapılmalı?
İklim krizi Mersin'de sıcak hava dalgalarının hem daha sık hem de daha şiddetli yaşanmasına neden olacaktır. Bunun sonucu olarak ısıya bağlı hastalıklar, ölümler, kronik hastalıkların ağırlaşması ve sivrisineklerle taşınan bazı enfeksiyonların görülme riski artacaktır. Yerel ve merkezi yönetimlerin birlikte hayata geçirmesi gereken önlemler şunlardır: Sıcak hava dalgaları için erken uyarı sistemleri kurulmalıdır. Riskli günlerde halka düzenli bilgilendirme yapılmalıdır. Açık alanda çalışanlar, yaşlılar ve evsizler için serinleme merkezleri oluşturulmalıdır. Ücretsiz içme suyu noktaları yaygınlaştırılmalıdır. Kentlerde yeşil alanlar artırılarak kentsel ısı adası etkisi azaltılmalıdır. İşyerlerinde ısı stresi denetimleri güçlendirilmelidir. İklim krizi artık geleceğin değil, bugünün en önemli halk sağlığı sorunlarından biridir. Sıcak hava dalgaları doğal ve kaçınılmaz olaylar değildir; etkileri bilimsel ve kamusal önlemlerle büyük ölçüde azaltılabilir. Isıya bağlı hastalık ve ölümlerin önlenmesi yalnızca bireylerin değil, yerel yönetimlerin, merkezi idarenin ve işverenlerin de sorumluluğudur.
Mersinlilere vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?
Aşırı sıcakları sıradan bir yaz mevsimi olayı olarak görmeyelim. Bugün yaşadığımız sıcak hava dalgaları doğrudan yaşamı tehdit eden ciddi bir çevresel halk sağlığı sorunudur. Özellikle yaşlılarımızın, çocuklarımızın, hamilelerin ve kronik hastalığı bulunan yurttaşlarımızın en sıcak saatlerde dışarı çıkmaktan kaçınmaları büyük önem taşımaktadır. Açık alanda çalışmak zorunda kalan emekçilerin ise güvenli koşullarda çalışma hakkı korunmalıdır. Hiç kimse ekmeğini kazanırken yaşamını riske atmak zorunda bırakılmamalıdır. İklim krizine karşı verilecek mücadele aynı zamanda sağlık hakkını ve yaşam hakkını koruma mücadelesidir.
|