DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 467 oy ile kabul edilmesi üzerine görüşlerini sosyal medya hesabından, kanun teklifine dair düşüncelerini ise İlke TV’de değerlendirdi.
Kanun teklifine ilişkin İlke TV’de değerlendirmelerde bulunan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, 1993’ten bu yana silahsızlanmanın sağlanması yönünde 13’ü aşkın girişim olduğunu hatırlatarak; “Gerek devlet gerek örgüt liderliği açısından 93'ten bu yana sayısı 13'ü geçen görüşmeler yoluyla silahsızlanmanın temini yönünde bir çaba var ola gelmiş. Ancak bu çabalardan hiçbiri bu seferki yasama aşamasına gelinen mesafeyi kat edemedi. Bir kısmı ön görüşmelerde, bir kısmı belli bir aşamada sonlandı. Oslo sürecinin nasıl sızdırılarak sona erdirildiği malum. 2013 sürecinde bir yasa çıkartılmıştı ama o ‘eve dönüş yasası’ aşaması değildi, süreç yönetimine dair bir yasaydı. Diğer yandan bu yasa ilk defa tarafların görüşerek çıkarttığı bir yasa, bir önemi de bu. Çünkü Meclis daha önce kimi zaman klasik devlet bakışı kimi zaman yenilikçi düşüncelerle tam 9 yasa çıkartmış. Ama bu 9 yasada bir ön mutabakat olmadığı için o yasalar kadük kalmış. Mevcut ön mutabakat yasanın başarıyla ilerlemesi için bir şans.” dedi.
“CUMHURBAŞKANLIĞI KURULU VE MECLİS İZLEME HEYETİ BİR MODEL ÜRETİYOR”
Sürecin yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekmen, “Bugüne kadar Cumhur İttifakı, ‘Türk tipi’ bir süreç yönetiminden bahsediyordu; ancak mimarisi, ajandası olan süreç yönetimi yoktu. Cumhurbaşkanlığına kurulacak Kurul ve Meclis’te kurulacak İzleme Heyeti bütün eleştirilerimize rağmen ortaya bir model üretiyor. Örgütün stratejik dönüşümüne katılmak isteyen üyeler, yöneticiler ve hatta kurucular için bir hukuki teminat sunuyor; kişiler geldiklerinde neyle karşılaşacaklarını bilecekler” ifadelerini kullandı.
“EKSİĞİ VAR AMA BU, YASANIN TARİHSEL EŞİK OLMA ÖZELLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMIYOR”
Kanun teklifine yönelik eleştirilerinin yasanın önemini ortadan kaldırmadığını belirten Ekmen, “Kanunun eksikliğini Adalet Komisyonu’nda 20 dakika, Genel Kurul’da 10 dakika eleştirdim. Ancak bu, gelinen noktanın kıymetini ortadan kaldırmıyor. Bunlar, bizim mükemmeliyetçi arayışlarımızın, daha iyisi olsun çabamızın; dünya örneklerinden edindiğimiz ve öğrendiğimiz bilgilerin, Türkiye'nin 13 girişimine bakarak kazandığımız tecrübenin sonucu olan talepler. Herhangi bir talep mevcut düzenlemenin tarihsel eşik olma özelliğini ortadan kaldırmaz.” dedi. Yasanın Meclis’te kabul edilmesinin ardından atılması gereken adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ekmen, “Devlet açısından, Milli Güvenlik Kurulu'nun teyit ve ilan mekanizması çalıştırmalı. Örgüt gereken adımları atmalı ve MGK Ekim ayında bunu ilan etmeli. İkincisi, Cumhurbaşkanlığında kurulacak Kurul’un teyit ve ilanı beklemeden kurulup komisyonlar, alt kurullar, ilgili görevlendirmeler gibi mekanizmalarını oturtması ve devlet içinde bir mimari oluşturması gerekiyor. Üçüncüsü, her an ve her yerde karşımıza çıkan Anayasa Mahkemesi, AİHM kararları, kayyım düzeni gibi uygulamalara son vermeli” ifadelerini kullandı.
“ARTIK KİMSENİN YANLIŞ YAPMA, SÜRECİ SÜRÜNCEMEDE BIRAKMA LÜKSÜ YOKTUR”
Yasanın kabulünden sonra Sosyal medya paylaşımıyla da görüşlerini ifade eden Ekmen, “Meclisimizin 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi'nin 467 oyla Genel Kurul'da kabulü ile tamamladık. Öncelikle yasanın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. 5 Ağustos 2025'ten bu yana Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nda başlayan, Adalet Komisyonu ve Genel Kurul'da devam eden çalışmalara katkı sunduk. Bu süreçte eksik gördüğümüz hususları, eleştirilerimizi ve önerilerimizi açıkça dile getirdik. Elbette yasanın eksikleri ve doğruları var. Ancak yaklaşık bir yıldır üzerinde çalışılan bir sürecin kanunla somutlaşmasını olumlu buluyoruz” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)
|