“Yoksulluk, eğitim hakkını engelliyor”




Tarih: 18 Ağustos 2026 Salı 15:45


2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı öncesinde artan kırtasiye, ulaşım ve beslenme giderlerine dikkat çeken Eğitim Sen Mersin Şubesi, derinleşen yoksulluğun eğitim hakkını tehdit ettiğini belirterek tüm öğrencilere ücretsiz yemek ve kamusal destek çağrısında bulundu.

2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı yaklaşırken, katlanan enflasyon ve temel yaşam giderleri velileri çaresiz bırakıyor. Eğitim Sen Mersin Şubesi Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında; yüksek kırtasiye, ulaşım ve beslenme maliyetlerinin dar gelirli aileleri ağır bir yük altında bıraktığı ve çocukların eğitim hakkını doğrudan tehdit ettiği savunuldu. Ağustos 2025 ile 2026 dönemini kapsayan saha araştırmasının sonuçlarını paylaşan sendika, temel kırtasiye ürünlerindeki fiyat artışlarına dikkat çekti. Rapora göre; “Aynı veya benzer nitelikte karşılaştırabildiğimiz temel ürünlerde A4 80 yaprak defterin fiyatı yaklaşık yüzde 70, 12'li keçeli kalemin fiyatı yaklaşık yüzde 49 artarken, karşılaştırılabilir üç temel kırtasiye ürünündeki fiyat artışlarının aritmetik ortalaması yaklaşık yüzde 41 düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu oran, bütün kırtasiye ürünlerini kapsayan resmî bir enflasyon oranı değildir; yaptığımız piyasa araştırmasında doğrudan karşılaştırabildiğimiz ürünlerdeki fiyat değişimini göstermektedir. Ancak ortaya çıkan tablo, ailelerin okul masraflarında karşı karşıya kaldığı ağırlaşmayı göstermesi açısından son derece çarpıcıdır” ifadeleri yer aldı.

 

“KIZ ÇOCUKLARININ EĞİTİM HAKKI EKONOMİK KRİZİN İLK VAZGEÇİLEN KALEMİ OLAMAZ”

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi'nin (BES-AR) verilerine atıfta bulunulan açıklamada, açlık sınırının 49 bin 556 TL'ye, yoksulluk sınırının ise 122 bin 117 TL'ye ulaştığı, 4 kişilik bir ailenin günlük sağlıklı beslenme maliyetinin ise bin 650 TL'yi aştığı hatırlatıldı. Açıklama şöyle devam etti: “Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Her bir rakamın arkasında kirasını ödemeye, mutfağını döndürmeye, faturalarını karşılamaya ve aynı zamanda çocuğunun eğitim giderlerini karşılamaya çalışan milyonlarca aile vardır. Üstelik yoksulluk sınırı hesaplamasının içinde gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu ihtiyaçlar birlikte yer almaktadır. Dolayısıyla eğitim giderlerindeki yükselişi genel hayat pahalılığından bağımsız değerlendirmek mümkün değildir. Açlık sınırının 50 bin liraya dayandığı, dört kişilik bir ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için 122 bin liradan fazla gelire ihtiyaç duyduğu koşullarda ailelerden ayrıca kırtasiye, çanta, okul kıyafeti, ayakkabı, ulaşım, servis, beslenme, yardımcı kaynak ve teknolojik araç giderlerini karşılamalarını beklemek kamusal eğitimin maliyetini doğrudan ailelerin omuzlarına yüklemektir. Bir aile çocuğunun defteri ile mutfak masrafı, okul çantası ile elektrik faturası, servis ücreti ile kira arasında tercih yapmak zorunda bırakılıyorsa orada eğitim hakkının eşitliğinden söz edilemez. Derin yoksulluk artık yalnızca bir gelir sorunu değil, doğrudan eğitim hakkı sorunudur. Ailenin gelir düzeyi çocuğun hangi okula gideceğini, hangi eğitim araçlarına erişebileceğini, sağlıklı beslenip beslenemeyeceğini ve hatta eğitimine devam edip edemeyeceğini belirleyen temel faktörlerden biri haline gelmektedir. Ekonomik krizin eğitim alanındaki en ağır sonuçlarını ise yoksul ailelerin çocukları yaşamaktadır. Bu durumun özellikle kız çocuklarının okullaşması açısından taşıdığı risk göz ardı edilemez. Ekonomik güçlüklerin derinleştiği ailelerde kız çocuklarının eğitimden kopması, ev içi bakım ve yeniden üretim yükünün çocukların üzerine bırakılması gibi riskler büyümektedir. Kız çocuklarının eğitim hakkı ekonomik krizin ilk vazgeçilen kalemi olamaz.”

 

“EĞİTİM HAKKI AİLENİN GELİRİNE BAĞLI OLAMAZ”

Eğitimin bir ayrıcalık değil kamusal bir hak olduğunu belirten Eğitim Sen Mersin Şubesi, taleplerini şu başlıklarla sıraladı: “Kırtasiye, ders materyalleri ve temel eğitim araçları bütün öğrenciler için kamusal olarak karşılanmalıdır. Her öğrenciye okulda bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek ile temiz içme suyu sağlanmalıdır. Yoksul ve dar gelirli ailelerin çocuklarına yönelik eğitim destekleri artırılmalıdır. Kız çocuklarının eğitimde kalmasını güvence altına alacak ekonomik ve sosyal politikalar uygulanmalıdır. Çocukları ucuz iş gücüne dönüştüren uygulamalardan vazgeçilmeli; MESEM sistemi çocuk işçiliğini besleyen mevcut yapısından çıkarılmalıdır. Okullar arasındaki sınıfsal, bölgesel ve fiziksel eşitsizlikler giderilmelidir. Eğitim bütçesi, kamusal eğitimin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak ölçüde artırılmalıdır.” (Haber Merkezi)

 

 

 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA