Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken; çocuklarında klimalı ortamlara girdikten sonra öksürük, hapşırma, burun tıkanıklığı veya hırıltı gözlemleyen ailelerin endişesi de büyüyor. Mersin’de yaşayan Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ali Demirhan, klimanın doğrudan alerjiye yol açmadığını; ancak yanlış kullanım ve yetersiz bakımın bazı çocuklarda şikâyetleri tetikleyebileceğini söyledi.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
“Toplumda sıkça ‘klima alerjisi’ ifadesi kullanılıyor ancak tıbben klima alerjisi diye ayrı bir hastalık yoktur” diyen Demirhan, şöyle konuştu: “Klima, kendi başına alerjen olan bir madde değildir. Çocuğun yaşadığı öksürük, burun akıntısı ya da hapşırmayı doğrudan klimaya bağlamak doğru olmaz. Burada değerlendirilmesi gereken; cihazın filtrelerinin durumu, ortamın nemi, hava akımının yönü ve çocuğun astım ya da alerjik rinit gibi mevcut bir hava yolu hassasiyetinin bulunup bulunmadığıdır.”
“ANİ SICAKLIK DEĞİŞİMİNE DİKKAT EDİLMELİ”
Klimalı ortamda başlayan öksürüğün birçok farklı nedeni olabileceğini belirten Demirhan, özellikle sıcak havadan çok soğuk bir ortama ani geçiş yapılmasının hassas çocukları etkileyebileceğini vurguladı.
Demirhan, “Dışarıdaki yüksek sıcaklıktan çıkıp çok düşük sıcaklıktaki bir odaya girmek, bazı çocuklarda hava yollarında hassasiyeti artırabilir. Soğuk ve kuru hava, özellikle astımı bulunan çocuklarda öksürük ve hırıltı gibi şikâyetleri tetikleyebilir. Bu nedenle klimayı çok düşük derecelerde çalıştırmak ve çocuğun üzerine doğrudan hava üfletmek uygun değildir” ifadelerini kullandı.
Klima kullanımında temel amacın cihazdan tamamen uzak durmak olmadığını kaydeden Demirhan, “Önemli olan, klimayı çocuğun sağlık durumuna uygun biçimde kullanmaktır. Hava akımı çocuğun yüzüne ve göğsüne doğrudan gelmemeli; ortam ile dışarısı arasında aşırı sıcaklık farkı oluşmamalıdır.” dedi.
“FİLTRE BAKIMI İHMAL EDİLMEMELİ”
Klima filtrelerinin ve havalandırma sistemlerinin düzenli bakımının önemine dikkat çeken Demirhan, kirli filtrelerin iç ortam hava kalitesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Demirhan, “Bakımı ihmal edilen cihazlarda toz, polen ve bazı biyolojik kirleticiler birikebilir. Nem sorunu olan alanlarda küf oluşumu da görülebilir. Küf, özellikle astımı ve alerjik hastalığı bulunan çocuklarda öksürük, hırıltı ve burun şikâyetlerini artırabilir. Bu nedenle aileler sadece klimayı çalıştırmaya değil, cihazın bakımına da dikkat etmelidir” diye konuştu.
Çocuklarda ortaya çıkan burun tıkanıklığı, göz kaşıntısı veya hapşırmanın her zaman klimadan kaynaklanmadığını belirten Demirhan; ev tozu akarları, polenler, küfler ve hayvan kaynaklı alerjenlerin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“BELİRTİLERİ YALNIZCA KLİMAYA BAĞLAMAYIN”
Tekrarlayan öksürüklerin altta yatan başka bir sağlık sorununun habercisi olabileceğini ifade eden Demirhan, ailelere şu uyarılarda bulundu: “Gece artan öksürük, koşarken ya da oyun oynarken öksürme, hırıltılı solunum, nefes darlığı veya uzun süren burun tıkanıklığı varsa, bu belirtileri yalnızca klimaya bağlamamak gerekir. Çocuğun astım, alerjik rinit veya başka bir hava yolu hassasiyeti açısından değerlendirilmesi önemlidir.”
Ailelere pratik önerilerde de bulunan Demirhan; klima filtrelerinin üretici önerilerine uygun aralıklarla temizlenmesi veya değiştirilmesi, hava akımının doğrudan çocuğa yönlendirilmemesi iç ortam neminin kontrol edilmesi ve küf sorunu varsa giderilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
|