Dizanteri vakalarına karşı ailelere kritik uyarı




Tarih: 23 Ağustos 2026 Pazar 14:49


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nalan Kendirlioğlu, yaz aylarında artış gösteren dizanteri vakalarına karşı aileleri uyardı. Kendirlioğlu; kanlı ishal ve ciddi sıvı kaybıyla seyredebildiğini belirttiği hastalıkta, çocukların gecikmeden hekim değerlendirmesine alınması gerektiğini söyledi.

 

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

 

Yaz sıcaklarının etkisini artırmasıyla birlikte, çocuklarda bağırsak enfeksiyonları ve dizanteri şikâyetleri acil servislere başvuruların önemli nedenleri arasında yer almaya başladı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nalan Kendirlioğlu; özellikle kanlı ishal, yüksek ateş, halsizlik ve sıvı kaybı belirtilerinin aileler tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguladı. Yaz aylarında gıda ve su hijyeninin daha da önem kazandığını belirten Kendirlioğlu, çocuklarda görülen ishalin her zaman basit bir rahatsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Dizanterinin bazı türlerinin Entamoeba histolytica adlı parazitle ilişkili olabileceğini ifade eden Kendirlioğlu, hastalığın özellikle küçük çocuklarda kısa sürede ciddi sıvı kaybına neden olabileceğine dikkat çekti. Kendirlioğlu, “Yaz sıcaklarıyla birlikte dizanteri, mevsimsel hastalıkların başında geliyor. Özellikle kanlı ishalle seyretmesi, çocuklarda aşırı sıvı kaybına yol açabilmesi ve genel durumu kısa sürede bozabilmesi nedeniyle dikkat edilmesi gereken bir hastalık. Bazen aileler ishalin birkaç gün içinde kendiliğinden geçeceğini düşünerek bekleyebiliyor. Ancak kanlı ishal, sürekli kusma, yüksek ateş, belirgin halsizlik, ağız kuruluğu ve idrar azalması gibi durumlarda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı.” dedi.

Dizanterinin çocukların ayaktan tedavisini zorlaştırabildiğini, hastaneye yatış ihtiyacını artırabildiğini dile getiren Kendirlioğlu, hastalığın tedavisinde erken başvurunun önemli olduğunu kaydetti. Kendirlioğlu, “Tedavide, hastalığa neden olan mikroorganizmaya yönelik hekimin uygun gördüğü ilaçlar uygulanıyor. Bunun yanında destekleyici tedavi de en az ilaç tedavisi kadar kıymetli. Çünkü çocuklarda en büyük risklerden biri sıvı kaybıdır. Vücudun kaybettiği sıvı ve mineraller yerine konulamadığında tablo ağırlaşabilir” diye konuştu.

 

“KİRLİ SU VE GIDALAR BULAŞ RİSKİNİ ARTIRIYOR”

Hastalığa yol açan mikroorganizmaların kirli su, yeterince temizlenmemiş gıdalar ve hijyenik olmayan yiyecek-içecekler aracılığıyla bulaşabildiğini belirten Kendirlioğlu; yaz mevsiminde dışarıda tüketilen ürünlere karşı daha seçici olunması çağrısında bulundu. Kendirlioğlu, “Yaz aylarında dışarıda tüketilen yiyecek ve içeceklere daha fazla dikkat etmeliyiz. Temizliğinden emin olmadığımız suyu tüketmemeli, iyi yıkandığından emin olmadığımız meyve ve sebzeleri yememeliyiz. Özellikle sıcak havada uygun koşullarda saklanmayan gıdalar risk oluşturabiliyor. Aileler, çocuklarına açıkta satılan, beklemiş ya da hijyeninden emin olmadıkları yiyecekleri mümkün olduğunca tükettirmemeli” şeklinde konuştu.

Ev içinde de bulaşın kolaylıkla gerçekleşebileceğine dikkat çeken Kendirlioğlu, hastalık görülen çocukların kişisel hijyenine ve kullandığı eşyalara özen gösterilmesi gerektiğini söyledi. Kendirlioğlu, “Bir evde çocuklarımızdan birinde dizanteri görüldüğünde diğer aile bireylerine bulaşma riski bulunuyor. Ortak kullanılan tuvaletler, havlular, çatal, kaşık, bardak ve tabaklar bulaş yolunda etkili olabiliyor. Bu nedenle hastalık döneminde mümkünse çocuğun havlusu, çatalı, kaşığı, bardağı ve tabağı ayrılmalı; tuvalet temizliğine çok daha fazla dikkat edilmeli. Özellikle tuvalet sonrasında ve yemek öncesinde el yıkama alışkanlığı ihmal edilmemeli.” dedi.

 

“SIVI DESTEĞİ, TEDAVİNİN TEMEL PARÇASI”

Çocuğun hastalık dönemindeki beslenmesinin de önemli olduğunu ifade eden Kendirlioğlu; ailelerin çocuğu zorlamadan, sıvı desteğini sürdürerek ve hekimin önerilerine uyarak hareket etmesi gerektiğini belirtti. Kendirlioğlu, “İshalli dönemde yağlı, çok salçalı ve sindirimi zor yemeklerden uzak durulması faydalı olur. Çocuğun yaşına, genel durumuna ve doktorunun önerisine uygun şekilde haşlanmış patates, pirinç lapası, yoğurt, muz ve ayran gibi gıdalar tercih edilebilir. En önemlisi yeterli sıvı alımını sağlamaktır. Güvenilir su tüketimi bu süreçte çok önemlidir. Ailelerin, çocukların sıvı alıp almadığını, idrara çıkışını ve genel durumunu yakından gözlemlemesi gerekir” diye konuştu. Bazı vakalarda evde yapılan destekleyici uygulamaların yeterli olmayabileceğini belirten Kendirlioğlu, belirtilerin ağırlaşması durumunda zaman kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı. Kendirlioğlu, “Sıvı kaybını ağızdan verilen desteklerle telafi edemediğimiz, çocuğun su içemediği, sürekli kustuğu, idrarının azaldığı veya genel durumunun bozulduğu durumlarda hastaneye yatış gerekebilir. Bu hastalarda serum tedavisiyle sıvı kaybının yerine konulması ve gerekli görülmesi hâlinde damardan tedavi uygulanması söz konusu olabilir. Bu nedenle özellikle kanlı ishalde evde beklemek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Ailelere uyarılarını yineleyen Dr. Nalan Kendirlioğlu, “Çocuklarda ishalin seyrini mutlaka takip edelim. Kanlı dışkı, halsizlik, ateş, ağız kuruluğu, idrar azalması ve sıvı alamama gibi belirtilerde vakit kaybetmeden hekime başvuralım. Hijyen kurallarına dikkat ederek, temiz su ve güvenilir gıda tüketerek bu hastalıkların önemli bir bölümünden korunmak mümkün. Tüm çocuklarımıza ve ebeveynlerimize dizanterisiz, sağlıklı ve huzurlu bir yaz tatili diliyorum.” dedi.



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA