Çocuk yoksulluğu ve eğitimdeki eşitsizliklere karşı yazılı bir açıklama yapan Eğitim Sen Mersin Şubesi; her öğrenci için nitelikli, laik, parasız ve ana dilinde eğitim hakkını savunarak okul yemeğinin bir sosyal yardım değil, kamusal bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Eğitim Sen Mersin Şubesi, derinleşen ekonomik kriz ve çocuk yoksulluğunun eğitim hakkı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, yoksulluğun çocukların yaşam koşullarının yanı sıra eğitime eşit erişimini de doğrudan tehdit ettiği vurgulandı.
"YETERSİZ BESLENEN ÇOCUKTAN DERSİNE ODAKLANMASI BEKLENEMEZ"
Yoksullukla mücadele eden çocukların eğitimde fırsat eşitliğini kaybettiğini savunan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Derinleşen yoksulluk, çocukların yalnızca yaşam koşullarını değil, eğitim hakkına eşit erişimini de doğrudan tehdit ediyor. Açlıkla, yetersiz beslenmeyle ve susuzlukla mücadele eden bir çocuktan derslerine odaklanmasını beklemek; eğitimdeki sınıfsal eşitsizlikleri görmezden gelmektir. Her çocuğun hangi ailede, hangi mahallede ve hangi ekonomik koşullarda dünyaya geldiğinden bağımsız olarak nitelikli eğitime eşit erişim hakkı vardır. Bu nedenle bütün okullarda, hiçbir ayrım yapılmaksızın her öğrenciye en az bir öğün nitelikli, dengeli, sıcak ve ücretsiz yemek ile güvenli, içilebilir temiz su sağlanmalıdır. Okul yemeği sosyal yardım değil; çocukların beslenme, sağlık ve eğitim hakkının gereğidir. Bunun sorumluluğu ailelerin ekonomik gücüne bırakılamaz; kamusal olarak karşılanmalıdır. Çocuk yoksulluğuna ve eğitimdeki eşitsizliklere karşı mücadele etmek; laik, bilimsel, demokratik, kamusal, parasız ve ana dilinde eğitim hakkını savunmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Çocuklarımızın geleceği piyasanın insafına bırakılamaz. Her çocuğa eşit eğitim. Her öğrenciye ücretsiz sıcak yemek ve temiz su. Nitelikli, laik, bilimsel, demokratik, kamusal, parasız ve ana dilinde eğitim herkesin hakkıdır.” (Haber Merkezi)
|