UND Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Muazzez Araç, artan maliyetler ve ağır vergi yükü nedeniyle filoların yenilenemediğini belirterek; acil ÖTV ve KDV indirimi istedi.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Muazzez Araç, Karadeniz ve Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalar nedeniyle deniz yolundan kara lojistiğine kayan yoğun talebin sektörü kapasite kriziyle karşı karşıya bıraktığını belirtti. Araç, yüksek vergi yüküne dikkat çekerek; filoların yenilenmesi için acil devlet desteği çağrısında bulundu. Karadeniz havzasında Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz Boğazı’nda ABD-İran gerilimi nedeniyle ticari gemilerin hedef olması, uluslararası transit ticarette dengeleri kökten değiştirdi. Küresel deniz ticareti hatlarındaki güvenlik riskleri ve tıkanıklıklar, yük sahiplerini güvenli güzergâh olan karayolu taşımacılığına yöneltti. Ancak aniden artan bu talep, Türkiye’deki lojistik firmalarında ciddi bir kapasite krizine yol açtı. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi ve AGİT Uluslararası Taşımacılık Yönetim Kurulu Başkanı Muazzez Araç, sektörde yaşanan tıkanıklığa ilişkin kritik uyarılarda bulundu.
"BÖLGEDEKİ ARAÇLAR SINIR İLLERİNE KAYDIRILDI"
Deniz yolundaki aksamaların kara lojistiğine benzeri görülmemiş bir yük bindirdiğini vurgulayan Muazzez Araç, mevcut duruma ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Devam eden savaş ortamı ile Hürmüz Boğazı'ndaki stratejik gerilimler, deniz yolu taşımacılığında büyük aksamalara ve rota değişimlerine yol açmıştır. Küresel deniz ticareti hatlarındaki tıkanıklıklar ve güvenlik riskleri, yük sahiplerini ve üreticileri alternatif güvenli güzergâh olan kara lojistiğine yönlendirmiştir. Ancak Türkiye'deki lojistik firmaları, ani bir şekilde artan bu karayolu taşıma talebini karşılamakta ciddi kapasite sorunlarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Mersin ve Adana’daki kara lojistik firmalarının büyük bir bölümü mevcut araçlarını Hatay, Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep, Şırnak gibi sınır illerine kaydırmaktadır. Ancak mevcut araç filoları yeni talebi karşılamakta zorlanmaktadır." Sınır kapılarındaki kentlere yönelik araç sevklerinin hızlandığını ancak yeni araç yatırımlarının önünde büyük engeller bulunduğunu kaydeden Araç, yeni araç alımlarındaki yüksek vergi yükünün sektörü kilitlediğini belirterek; lojistik sektörünün bu kapasite krizini aşabilmesi için acil devlet desteğine ihtiyaç duyduğunu altını çizdi.
"SEKTÖRÜMÜZ ÜVEY EVLAT DEĞİLDİR"
UND Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Muazzez Araç, deniz yolundan karayoluna kayan yoğun talebi karşılayabilmek için yeni araç yatırımlarının şart olduğunu belirtti. Çekici ve dorse alımlarındaki yüksek vergi yüküne dikkat çeken Araç, yeni araç yatırımlarında ÖTV’nin sıfırlanması ve KDV’de indirime gidilmesi çağrısında bulundu. Deniz taşımacılığında yaşanan aksamalar nedeniyle kara yoluna yönelen küresel talebin karşılanabilmesi için lojistik şirketlerinin filolarını büyütmesi gerektiğini, lojistik firmalarının yeni çekici ve dorse yatırımları yapmasının önünün açılmasının da gerektiğini belirten Araç; mevcut ekonomik ve vergisel şartların sektöre ciddi zorluklar çıkardığını vurguladı.
"BİR ARACIN MALİYETİNİN YÜZDE 24'Ü VERGİYE GİDİYOR"
Yeni araç yatırımlarında devlet desteğinin olmamasının firmaları zorladığına dikkat çeken Muazzez Araç, maliyet tablosunu şu sözlerle özetledi: “Şu anda uluslararası standartlara uygun bir çekici piyasada KDV ve ÖTV dahil olmak üzere en az 150 bin dolardan satın alınmaktadır. Bir aracın maliyetinin yüzde 24'ünün doğrudan devlete vergi olarak gitmesi, filoların hızlı büyümesini engellemektedir. Kapasite artırımı yapmak isteyen firmalarımıza yönelik ÖTV’nin sıfırlanmasını, KDV’de de indirime gidilmesini bekliyoruz."
"LOJİSTİK OLMAZSA DİĞER SEKTÖRLER DE YAŞAYAMAZ"
Lojistik sektörünün tüm ekonominin merkezinde yer aldığını ifade eden Araç, sektöre acil devlet desteği verilmesi gerektiğinin altını çizerek; “Lojistik sektörü tüm sektörlerin kalbi konumundadır. Bir insan kalbi olmadan nasıl yaşayamazsa, lojistik sektörü olmadan diğer sektörler de yaşayamaz. Ekonomilerdeki stratejik konumuna rağmen sektörümüze hiçbir devlet desteği sağlanmamaktadır. Devletimizin pek çok sektöre sağladığı destekler gibi sektörümüzü unutmamasını bekliyoruz. Sektörümüz ülkemizin üvey evladı değildir" ifadelerini kullandı.
"MEVCUT FİLOLAR YETERSİZ, VERGİ YÜKÜ YATIRIMI SIFIRLADI"
Filoları büyütmenin devletin de gelirlerini artıracağını belirten Muazzez Araç, yeni araç yatırımlarındaki vergi yüküne şu sözlerle dikkat çekti: “Şu anki haliyle sektörümüz hem artan talebi yönetmekte zorlanmakta hem de mevcut araçlarla bu yoğunluğu taşımaya çalışırken yıpranmaktadır. Lojistik sektörünün omurgasını oluşturan yeni çekici yatırımlarında devlet desteğinin bulunmaması, filoların yaşlanmasına ve rekabet gücünün zayıflamasına neden olmaktadır. Yaklaşık 150 bin dolarlık standart bir çekici maliyetinin yüzde 24 gibi 36 bin dolarlık oranının doğrudan vergi ve yasal kesintilerle devlete gitmesi, işletmelerin finansal dengesini altüst etmektedir. Yüksek faiz oranları ve zorlaşan kredi erişimiyle birleşen bu ağır vergi yükü, yatırım iştahını tamamen sıfırlamıştır. Avrupa standartlarında yeşil ve modern bir filo yapısının korunabilmesi için özel ÖTV indirimleri, leasing kolaylıkları ve acil yatırım teşviklerinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz."
"OTOYOLLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ SÜBVANSE EDİLMELİ"
Otoyolların özelleştirilmesinin nakliyecilerde fiyat artışı endişesi yarattığını vurgulayan Araç, geçiş ücretlerinin öngörülemez bir kalem haline geldiğini ifade ederek; “Ulaşım altyapısı özelleştirilmeden önce otoyol ve köprü geçiş ücretleri, lojistik maliyetlerinin en öngörülemez kalemi haline gelmiştir. Şimdi bu otoyolların özelleştirilmesi ile birlikte tüm firmalarımızda yüksek zam beklentisi oluştu. Firmalarımız, ticari araçlar için her geçen gün artan geçiş tarifelerinin daha fahiş seviyelere ulaşmasından ötürü büyük bir endişe duymaktadır. Sabit hatlar üzerinden uzun vadeli anlaşmalarla hizmet veren nakliyeciler, bu maliyet artışlarını navlunlara anında yansıtmakta zorlanmakta ve aradaki fark tamamen işletmelerin cebinden çıkmaktadır. Ticari taşımacılığın ülkenin tedarik zincirindeki kritik rolü göz önüne alınarak, otoyol tarifelerinde lojistik sektörü lehine özel düzenlemeler ve sübvansiyonlar yapılması elzem görülmektedir." dedi.
"KRONİKLEŞEN RAYİÇ BEDEL SORUNU ÇÖZÜLMELİ"
Piyasada taban fiyat mekanizmasının olmamasının haksız rekabete yol açtığına değinen Muazzez Araç, yasal bir taban fiyat politikasının şart olduğunu belirtti. Araç, “Gerçekçi maliyet analizlerinden habersiz veya günü kurtarmaya odaklı merdiven altı taşımacılık anlayışı, işini kurumsal ve yasalara uygun yürüten firmaları haksız bir rekabetle karşı karşıya bırakmaktadır. Taban fiyat uygulamasının bulunmayışı, kalitenin düşmesine ve genel hizmet standartlarının gerilemesine zemin hazırlamaktadır. Sektörün geleceği ve güvenliği adına, ilgili bakanlıkların denetiminde minimum taşıma maliyetlerini esas alan bağlayıcı bir rayiç bedel politikasının acilen tesis edilmesi beklenmektedir" şeklinde konuştu.
"AKARYAKIT ZAMLARI ZARARINA HİZMET VERMEYE ZORLUYOR"
Karadeniz havzasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimlerin petrol fiyatlarını tırmandırdığını hatırlatan Araç, akaryakıt maliyetlerinin kârlılığı bitirdiğini söyleyerek; “Stratejik gerilimler, küresel enerji piyasalarını sarsarak akaryakıt fiyatlarını tırmandırmıştır. Lojistik operasyonların en büyük gider kalemi olan yakıt maliyetlerindeki bu önlenemez yükseliş, şirketlerin kârlılık marjlarını sıfırlamıştır. Özellikle uzun vadeli anlaşmalarla çalışan firmaların büyük bir bölümü, maliyet artışlarını kontratlarına yansıtamadığı için şu anda zararına hizmet vermektedir. Bu durum, sektör genelinde iflas risklerini artırırken, kontratlarda akaryakıt fiyat farkı esnekliğinin yasal bir güvenceye bağlanmasını zorunlu kılmaktadır." dedi.
|