Okula uyum sürecinde kaygı: Her yaşın başka bir hikâyesi var




Tarih: 22 Eylül 2026 Salı 16:57


Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte milyonlarca öğrenci ve aile için heyecanlı, bir o kadar da hassas bir süreç başladı. Okulların açılması yalnızca ders zillerinin çalması anlamına gelmiyor; aynı zamanda çocukların ve gençlerin hayatında köklü bir uyum döneminin kapılarını aralıyor.

Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel Özkan, okula başlama ve uyum süreçlerinde yaşanan kaygının sadece okul öncesi döneme özgü olmadığını; her yaş grubunda farklı biçimlerde kendini gösterdiğini vurguladı. 

 

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

 

Eğitim hayatındaki her yeni adımın belirsizlik ve alışılmış güven alanından uzaklaşma getirdiğini belirten Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel Özkan, gazetemiz Hakimiyet’e şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeni bir okula başlamak, sınıf veya öğretmen değiştirmek, yeni arkadaşlıklar kurmak ve artan akademik sorumluluklarla karşılaşmak öğrenciler için yalnızca eğitim hayatındaki değişiklikler değildir. Aynı zamanda belirsizlikle karşılaşmayı ve alışılmış güven alanından bir miktar uzaklaşmayı gerektirir. Bu nedenle oryantasyonu yalnızca okul öncesinde yaşanan bir ‘okula alışma süreci’ olarak düşünmemek gerekir. Her eğitim kademesinde oryantasyon vardır; yalnızca kaygının ifade edilme biçimi değişir."    

 

“ORYANTASYON, HER EĞİTİM KADEMESİNDE VAR"

 

Sürecin sadece eğitim hayatındaki bir değişiklikten ibaret olmadığını vurgulayan Uzman Klinik Psikoloğu Özkan, şu açıklamalarda bulundu: “Okulların açılmasıyla birlikte çocukların ve gençlerin hayatında önemli bir uyum dönemi başlıyor. Yeni bir okula başlamak, sınıf veya öğretmen değiştirmek, yeni arkadaşlıklar kurmak ve artan akademik sorumluluklarla karşılaşmak öğrenciler için yalnızca eğitim hayatındaki değişiklikler değildir. Aynı zamanda belirsizlikle karşılaşmayı ve alışılmış güven alanından bir miktar uzaklaşmayı gerektirir. Bu nedenle oryantasyonu yalnızca okul öncesinde yaşanan bir ‘okula alışma süreci’ olarak düşünmemek gerekir. Her eğitim kademesinde oryantasyon vardır; yalnızca kaygının ifade edilme biçimi değişir."  

 

"EBEVEYNLER, DAVRANIŞSAL İŞARETLERİ DOĞRU OKUMALI"

 

Eğitim kademeleri ilerledikçe öğrencilerin karşılaştığı psikolojik süreçlerin ve kaygı odaklarının farklılaştığına değinen Özkan, yaş gruplarındaki kırılmaları ve ebeveynlerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle detaylandırdı: “Okul öncesindeki bir çocuk ebeveyninden ayrılırken ağlayabilir, kapıda zorlanabilir veya evde daha fazla yakınlık talep edebilir. Bu dönemde temel soru çoğu zaman 'Annem ve babam geri gelecek mi?'dir. İlkokulda ise kaygının odağı değişir; 'Başarabilecek miyim, öğretmenim beni sevecek mi, arkadaşım olacak mı?' soruları öne çıkar. Çocuk bu kaygıları her zaman sözel olarak ifade edemeyebilir; karın ağrısı gibi somatik şikâyetler, okula gitmek istememe veya öfke gibi davranışlarla gösterebilir.   Ortaokul döneminde akran ilişkileri daha fazla önem kazanır. Kabul edilmek, bir gruba ait olmak ve dışlanmamak öğrencinin temel kaygıları arasına girebilir. Lisede ise akademik başarı, sınavlar, gelecek planları ve aile beklentileri ön plana çıkar. Bu nedenle yaş büyüdükçe kaygının ortadan kalktığını değil, şekil değiştirdiğini söylemek daha doğru olacaktır. Ebeveynlerin ve eğitimcilerin bu süreçte çocukların yaşlarına uygun davranışsal işaretleri doğru okumaları büyük önem taşıyor."

 

 "AMAÇ, ÇOCUĞUN HİÇ KAYGILANMAMASI DEĞİL"

 

Yeni bir ortama girmenin ve rutinlerin değişmesinin doğal bir kaygı yarattığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel Özkan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yeni bir ortama girmek, yeni insanlarla tanışmak, farklı rutinlere uyum sağlamak veya sınav dönemine başlamak belirli düzeyde kaygı yaratabilir. Ama amaç çocuğun hiç kaygılanmamasını sağlamak değil, kaygılandığında bununla baş edebilme becerisini geliştirmektir.   Bu nedenle 'Korkacak hiçbir şey yok', 'Bunda ağlanacak ne var?' veya 'Sen artık büyüdün' demek yerine; 'Yeni bir yere alışmak zaman alabilir, zorlandığını görüyorum ve zamanla daha kolay olacak' gibi duyguyu kabul eden ancak kaygıyı büyütmeyen ifadeler kullanılabilir." 

 

 "UZMAN DESTEĞİ NE ZAMAN ALINMALI?"

 

Her çocuğun okula uyum süresinin birbirinden farklı olduğuna işaret eden Özkan, ne zaman profesyonel destek alınması gerektiğini şöyle açıkladı: “Her çocuğun uyum süresi farklıdır. Ancak kaygı uzun süre devam ediyor, giderek artıyor; yoğun okul reddi, fiziksel yakınmalar, uyku ve yeme düzeninde belirgin değişiklikler ya da günlük yaşamı etkileyen davranış değişimleri görülüyorsa sürecin bir uzmanla değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü okula alışmak yalnızca okul kapısından içeri girebilmek değildir. Çocuğun kendisini güvende hissetmesi, ilişkiler kurması, yeni düzene uyum sağlaması ve zamanla 'Ben burada var olabilirim' diyebilmesidir."  

Ailelerin çocukların gelişim sürecindeki rolüne değinen Uzman Klinik Psikolog Sıla Dükel Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:” Biz yetişkinlerin görevi çocukların önündeki bütün zorlukları kaldırmak değil; zorlandıklarında yanlarında olduğumuzu hissettirirken kendi baş etme güçlerini keşfetmelerine alan açmaktır. Çünkü çocuğun kazanmasını istediğimiz en önemli düşüncelerden biri şudur: 'Kaygılanabilirim, zorlanabilirim ve alışmak için zamana ihtiyaç duyabilirim; ama bununla baş edebilirim.'" 



Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  GAZETEMİZ
 
 
  BASIN İLAN
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 

Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinhakimiyet.com © Copyright 2019-2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. mersinhakimiyet.com basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA