MEŞOT Otogar Derneği Başkanı Übeyit Karayel, akaryakıt zamları ve artan işletme giderleri karşısında otobüs firmalarının iflasın eşiğine geldiğini belirterek; "Kaptanımız yok, rotamız yok; bodoslama gidiyoruz. Sektörümüz tamamen sahipsiz bırakıldı" sözleriyle durumun ciddiyetini gözler önüne serdi
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
MEŞOT Otogar Derneği Başkanı ve Mersin Seyahat Yönetim Kurulu Başkanı Übeyit Karayel, şehirler arası otobüs taşımacılığı sektörünün tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşadığını belirterek; firmaların iflasın eşiğine geldiğini vurguladı. Artan akaryakıt maliyetleri, otoban ve otogar giriş-çıkış zamları ile yolcu potansiyelindeki düşüşe dikkat çeken Karayel; "Sektörümüz sahipsiz bırakıldı. Rotasız ve kaptansız bir gemi gibi bodoslama gidiyoruz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar ve vatandaşın alım gücünün düşmesi, şehirler arası yolcu taşımacılığı sektörünü durma noktasına getirdi.
Übeyit Karayel, yolcu otobüsü işletmecilerinin yaşadığı derin ekonomik sıkıntıları ve sektörde yaşanan denetimsizliği gazetemize değerlendirdi.
"MAZOT 100 LİRAYA ULAŞTI, BİLET FİYATLARINI ARTIRAMIYORUZ"
Akaryakıt ve işletme giderlerindeki devasa artışa karşın bilet fiyatlarını artıramadıklarını söyleyen Übeyit Karayel, motorin fiyatlarındaki artışın sektörü kilitlediğini şu sözlerle ifade etti: “Otobüs firmaları şu anda tam anlamıyla iflasın eşiğinde bulunuyor. Yüksek enflasyon pek çok sektörü etkiledi ancak ulaşım sektöründe maliyet artış hızı kontrol edilemez bir boyuta ulaştı. Bölgesel ve küresel savaş kaynaklı akaryakıt zamları da eklenince ulaşım sektöründe kırmızı alarm zilleri çalmaya başladı. Geçen sene 45-46 lira bandında olan mazotun litresi bugün 100 liraya dayandı. Ancak biz hâlâ geçtiğimiz seneki bilet fiyatlarıyla yolcu taşımaya çalışıyoruz. Sadece mazot değil; otoban ücretleri, otogar giriş-çıkış kalemleri yüzde 60 ile yüzde 70 oranında, hatta çoğu yerde yüzde 100’ün üzerinde zamlandı. Bu maliyetlerin haddi hesabı yok fakat ne bir yetkili el atıyor ne de sorumlular ortaya çıkıyor."
"TAKSİ VE DOLMUŞTAKİ TABAN-TAVAN FİYAT UYGULAMASI BİZE DE GELMELİ"
Karayel, yolcu taşımacılığı sektörünün kuralsızlaştırdığını ve devlet tarafından taban-tavan fiyat düzenlemesi getirilmesi gerektiğini savunarak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim sektörümüz ne yazık ki tamamen sahipsiz bir sektör haline geldi. Bugün bir ticari takside veya şehir içi dolmuşlarda bile devletin belirlediği bir alt taban ve üst tavan fiyat uygulaması var. Bizde ise böyle bir düzenleme yok; sektör kendi kaderine terk edilmiş durumda. Bir tarafta işini dürüst, namuslu ve şerefli bir şekilde yapan esnaf var; diğer tarafta ise tefecilikle, kayıt dışı kaynaklarla veya kara para aklama yöntemleriyle bu işi yürütenler var. Devlet dürüst esnaftan vergisini, cezasını eksiksiz istiyor. Trafik cezası, köprü cezası derken esnaf kafasını kaldıramıyor. Tamam, vergimizi al, cezamızı yaz ama dürüst esnafı da haksız rekabete karşı koru! Örneğin Mersin’den Ankara’ya 600 kilometre mesafe var; devlet 'Bu mesafede şu fiyatın altına da çıkamazsın, üstüne de çıkamazsın' diyerek bir standart getirmeli. Vatandaşı da ezmesin, esnafı da ezmesin. O zaman gel verginin en kralını bizden al. Ama bizi bu şartlarda kurtlara yem edip ardından her yükü esnafa yüklemek adil değil."
"MECBURİ OLMADIKÇA KİMSE EVİNDEN ÇIKMIYOR, YOLCU YOK"
Ekonomik koşulların vatandaşın seyahat alışkanlıklarını da tamamen değiştirdiğini ve otobüslerdeki doluluk oranlarının dibe vurduğunu vurgulayan Karayel, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Maliyetler bir yana, otobüsleri dolduracak yolcu da kalmadı. İnsanların gelir seviyesi ortada; bu şartlarda vatandaş seyahat edecek bütçeyi bulamıyor. Eskiden insanların en büyük sosyal aktivitesi gezip görmek, akrabasını, dostunu ziyaret etmekti. Şimdi kimsenin bir başkasının evine gitmeye bile yüzü ve imkânı tutmuyor. Mecburi bir durum, cenaze veya acil bir iş olmadığı sürece kimse artık evinden çıkıp şehirler arası seyahate gitmiyor. Gemimiz rotasız, kaptansız kalmış gibi bodoslama ilerliyoruz; bakalım Cenab-ı Allah bizi nereye çıkaracak."
|