Yükseköğretim kurumlarındaki boş kontenjanlar, gençlerin kariyer ve eğitim tercihlerindeki köklü değişimi gözler önüne seriyor. Eğitimci Övünç Arslan, diplomalı işsizlik riskine dikkat çekerek; adayların gelecek vadetmeyen bölümler yerine doğrudan meslek edindiren alanlara yöneldiğini söyledi.
ABDULLAH ÖZTÜRKMEN
Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yükseköğretimdeki kontenjan doluluk oranları ve mezuniyet sonrası istihdam olanakları yeniden kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Türkiye genelinde binlerce üniversite kontenjanının boş kalması, üniversite adaylarının tercih stratejilerinde radikal bir zihniyet değişimine gittiğini gösteriyor. Gençler artık yalnızca bir üniversite diplomasına sahip olmayı yeterli görmüyor; iş gücü piyasasında somut karşılığı olan, doğrudan istihdam imkânı sunan uzmanlık alanlarına yöneliyor. Konuya ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulunan Eğitimci Övünç Arslan, yükseköğretim sistemindeki mevcut tabloyu ve adayların değişen beklentilerini anlattı.
“GELECEK GÖRÜLMEYEN BÖLÜMLER VE FAKÜLTELER BOŞ KALIYOR”
Üniversite adaylarının artık çok daha gerçekçi, rasyonel ve istihdam odaklı bir yaklaşım benimsediğini vurgulayan Övünç Arslan; Anadolu’daki bazı fakültelerin ve bölümlerin mezuniyet sonrası iş imkânı sunma konusunda yetersiz kaldığını ifade etti. Arslan, “Çorum Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunda seni kimse işe almaz. Çünkü öğrenciler artık bazı üniversitelerden ve bölümlerden bir gelecek görmediği için buraları tercih etmiyor. İnsanlar yıllarını verip hayatta bir karşılığı olmayan okulları okumak yerine, doğrudan bir meslek edinmeyi ve sahada geçerliliği olan beceriler kazanmayı tercih ediyorlar artık” diye konuştu.
DİPLOMALI İŞSİZLİK RİSKİNE KARŞI "SAHA VE MESLEK"
Övünç Arslan; yükseköğrenim çağındaki gençlerin geleneksel 4 yıllık lisans programları yerine teknik uzmanlık, nitelikli zanaat, dijital beceriler ve piyasada doğrudan karşılığı olan mesleki programlara yöneldiğine dikkat çekti. Arslan; Üniversite diplomasının tek başına bir kariyer ya da yüksek gelir garantisi sunmadığı günümüz ekonomik koşullarında, gençlerin işsiz kalma riskini en aza indirecek tercihler yaptığı görüldüğüne vurgu yaptı.
YÜKSEKÖĞRETİMDE PLANLAMA VE KONTENJAN REVİZYONU ŞART
“Ortaya çıkan bu tablo, Türkiye’deki üniversite ve fakülte kontenjanlarının iş piyasasının reel ihtiyaçlarına göre yeniden planlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu” diyen Arslan, binlerce kontenjanın boş kalmasının münferit bir durum olmadığını; iş gücü piyasasıyla bağı kopmuş bölümlerin, kontenjan planlamalarının ve yükseköğretim politikalarının acilen revize edilmesi gerektiğinin açık bir işareti olduğunu bir kez daha vurguladı.
|