Hafta sonu Mersin’de düzenlenen Yörük Şenlikleri, siyasetin yanı sıra birlik ve beraberlik mesajlarının da öne çıktığı önemli bir buluşmaya sahne oldu. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun Mersin’e gelişi, vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Günlerdir “Kimler katılacak?” sorusunun merak edildiği şölende, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Vahap Seçer de yerini aldı.
Başkan Seçer’in şenlikte yaptığı konuşmada özellikle CHP’ye ve partinin değerlerine vurgu yapması dikkat çekti. Seçer, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet çatısı altında yetiştiklerini, CHP’nin kendileri için önemli bir geçmişe ve emeğe sahip olduğunu belirterek; partiyi koruyup kollamanın öncelikli görevleri arasında olduğunu ifade etti. Açıkçası ben bu sözleri, Başkan Seçer’in partisinden yana duruşunun net bir ifadesi olarak görüyorum.
Ancak bu konuşmanın ardından farklı yorumların yapılmasını da doğru bulmuyorum. Çünkü Başkan Vahap Seçer, CHP’ye olan bağlılığını dün ilk kez dile getirmiş bir isim değil. Bugüne kadar yaptığı birçok açıklamada partisinin yanında olduğunu açıkça ifade etti. Özgür Özel’in CHP Genel Başkanlığı döneminde de parti yönetimine ve CHP’ye desteğini defalarca ortaya koydu. Dolayısıyla bugün yaşanan siyasi gelişmeler üzerinden Seçer’in dünkü sözlerine farklı anlamlar yüklemek bana göre gereksiz bir yorum çabasından ibaret.
Şunu da açıkça söylemek gerekiyor: Siyasette kişiler gelip geçebilir, görevler değişebilir, yollar ayrılabilir. Ama bir insanın yıllardır içinde bulunduğu siyasi partiye olan bağlılığını sürdürmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bir siyasetçi, geçmişte destek verdiği bir isim farklı bir yol tercih etti diye onunla birlikte aynı yolu yürümek zorunda değildir. Hele ki söz konusu kişi kendi siyasi yolunu çizmişse, burada tercih yapan kişinin kararına saygı duymak gerekir.
Ben Başkan Seçer’in Yörük Şenliği’nde yaptığı konuşmayı tam da bu çerçevede değerlendiriyorum. Ortada kişilere endekslenmiş bir siyaset anlayışından ziyade, partiye ve partinin değerlerine vurgu yapan bir yaklaşım var. Seçer’in sözlerinden “Şu kişiye karşı, bu kişiden yana” gibi sonuçlar çıkarmaya çalışmak yerine, söylediklerinin tamamına bakmak gerektiğine inanıyorum.
Çünkü mesele çok basit aslında: Başkan Seçer, CHP’nin içinde yetişmiş, bu partinin kendisine önemli katkılar sunduğunu ifade eden ve bugün de partisinin yanında olduğunu söyleyen bir isim. Bunun neresi farklı yorumlanmalı?
Siyasette elbette farklı görüşler olabilir. İnsanlar farklı tercihlerde bulunabilir. Ancak her açıklamadan farklı bir anlam çıkarmaya çalışmak, siyaseti gereğinden fazla karmaşık hale getiriyor. Bazen söyleneni olduğu gibi anlamak gerekiyor.
Benim gördüğüm tablo şu: Kişilerin değil, partisinin yanında duran bir Vahap Seçer var. Dün de böyleydi, bugün de böyle. Yarın ne olur; elbette, siyasetin kendi şartları belirler. Ama bugün söylenen sözlerden hareketle farklı hesaplar yapmak yerine, biraz daha sakin ve mantıklı düşünmek gerektiğini düşünüyorum.
Sonuçta; siyaset kişiler üzerinden değil, ilkeler ve kurumlar üzerinden de okunabilmeli. Başkan Seçer’in mesajını da ben tam olarak böyle okuyorum: Kişi değil, parti sevdası…